8 Mart 2026 Pazar

İSYAN

 Her rol (baba, işçi, vatandaş, entelektüel), aslında sisteme verilmiş bir rehindir. Rolü terk ettiğinde, iktidarın seni tutabileceği bir kulp kalmaz. Bu, saf bir ideolojisiz hali bakışının en uç noktasıdir. Saf bir hiçlik, ama içinde her türlü potansiyeli barındıran bir hiçlik.


İktidar bir parazit gibidir, beslenmek için bir özneye, bir itaat edene ihtiyaç duyar. Herkesin gönüllü olarak sistemin dışına çıktığı, hukukun korumasını ve dolayısıyla baskısını reddettiği bir yerde, iktidar havlayan ama ısıramayan, sahibini arayan sahipsiz bir köpeğe dönüşür.


İçerisi kalmadığında, iktidarın o kutsal merkezi (temerküz alanı) anlamını yitirir. Her yer dışarısı olduğunda bir mekansızlik zuhur eder, iktidar genişleyeceği bir alan bulamaz, çünkü artık yutabileceği bir öteki yoktur.


Herkes dışarıdaysa, kimse yabancı değildir.

​Bu durum, iktidarın en büyük korkusudur: Denetlenemeyen, kategorize edilemeyen ve hiçbir hak talep etmediği için borçlandırılamayan bir yığın. Hak istemiyoruz, çünkü sistemin bize verebileceği hiçbir şey, bizim sistemden çaldığımız o hiçliğimiz kadar değerli değil. 

Çünkü her hak arayış sisteme bir tür borçlanmadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İSYAN

 Her rol (baba, işçi, vatandaş, entelektüel), aslında sisteme verilmiş bir rehindir. Rolü terk ettiğinde, iktidarın seni tutabileceği bir ku...